seçim ‘07

çok da hoşuma gitmeyen bi seçim süreci sonunda postallı cumhuriyet mitingcileri, eli maşalı panik ve korku üreticileri ağızları açık kaldılar. chp’den bu sonuçların “rasyonel” nedenlerle açıklanamayacağını iddia eden bile çıktı. sırf bu bile chp’nin bize ne kadar uzak olduğunun bi göstergesi. seçim sonuçlarına göre nerdeyse oy veren her iki kişiden birinin oyunu almış gözüken akp’nin bir kitle partisi olduğunu anlayamıyorlar bi türlü. milletin askerin veya asker güdümlü yargının gücüyle bi yere gelmek isteyenleri iktidara taşımaması kadar normal ne olabilir ki? tabi ki millet oy vererek yasama ve yürütme yetkilerini 5 yıllığına devretittiği partiden kendisini temsil etmesini, milletin istediklerini yapmasını bekliyor, postallıların diil. bundan daha mantıklı, bundan daha temel, bundan daha öz bir neden olabilir mi?

ama chp “biz”den o kadar uzak ki, halkı dinci öcülerle pkk lı tü kakalarla korkutarak bile oylarını arttıramamıştır. arttıramadığı gibi bi de nerdeyse hiçbir propaganda yapmayan mhp’yi de meclise taşıyarak bugüne kadar varolan en sağcı sol parti ünvanını da şeref hanelerine yazmayı başarmıştır. chp’ye artık milliyetçi militarist mi denir, ürkek-korkak-devletçi-hantal yalancı-demokrat mı denir bilemiyorum ama sosyal demokrat denmemesi gerektiğinden eminim.

sonuçlarından mutlu olsam da başta dasöylediğim gibi seçim süreci beni hiç tatmin etmedi. istisnasız hiçbir parti somut programlar, planlarla gelmedi seçmen karşısına. hatta chp seçmenin neden kendisini seçmesi gerektiğin diil neden akp’yi seçmemesi gerektiğini anlattı durdu meydanlarda. (bence mhp’nin geçen seçime göre oylarını bu kadar arttırabilmiş olmasının en büyük nedeni chp’nin korku politikalarıdır.)  hala daha günün birinde partilerin seçmeni adamdan sayarak doğru düzgün planlarıyla karşımıza geleceklerin umuyorum.

bi diğer ilginç durum da bağımsızların patlaması oldu heralde bu seçimde. bence çok iyi yaptılar. yasalardı yollarını kapatan, onlar da yine yasal olarak meclise girmeni bi yolunu buldular. ha çoğu insan gibi çok umutlu diilim meclise giren 30 kadar bağımsızdan. öle aman aman bişiy yapabiliceklerine ihtimal vermiyorum. belki dtp listelerinden girenlerin kürt sorununun çözümüne yönelik adımları olabilir ama mesela ufuk uras arada entel dantel konuşmalar yapmak dışında çok da bişiy yapamaz gibi geliyo bana. bu adamı sevmediğimden falan diil, sistemin öle 550 de bir kişiyle çok etkilenebiliceğine inanmamamdan.

ayrıca tabi bi de mecliste grup kurma şansı yakalayan dtp’li bağımsızlar (ironiye gel) var. bu partinin öncülü sayılabilicek dep’li milletvekilleri inönü vasıtasıyla yanlış hatırlamıyorsam 91 seçimlerinde shp listelerinden meclise girmişlerdi. hatırlanıcağı gibi meclis kürsüsünde kürtçe yemin etmek ve slogan atmak yoluyla ortalığı birbirine katmış, sonrasında türkiye’ye de ciddi zarar veren uzun ulusal ve uluslararası yargı sürecini tetiklemişlerdi. umarım bu seferki tavırları gelişmekte ve sindirilmekte olan demokrasi ve özgürlükler kavramlarına ket vurur yönde olmaz. ben bi partinin bütün türkiye’yi temsil etmesi gerektiğine de inanmıyorum. kavgacı olmadıkları sürece tabi ki kendilerine oy vererek meclise taşıyan kürt kökenli türkiyelilerin temsilcisi olucaklar, onların sorunlarına çözüm önerileri getiricekler. bir partini meşru olması için illa da 72 milyonun partisi olması gerekmez hatta bence olamaz.

bütün bunların yanında menderesin DP’sinden sonra ilk defa iktidardayken oylarını arttırarak ezici bi üstünlükle seçimden çıkan AKP’nin geleceğinin DP’ye benzememesini de içtenlikle umuyorum.

son not: aslında hiç hazetmediğim mehmet ağar da bugün itibariyle en azından onurlu biri olduğunu bana kanıtlamıştır. aynı davranışı çok da sayın olmayan deniz baykal’ın da göstermesi türk solu için çok hayırlı olacağa benzer. (baykal’ın yüzsüzlük katsayısı o kadar yüksek ki; bence geçen seferki gibi istifa etse bile “partililer bensiz yapamadılar”, “genel merkezin anahtarı bi tek bende var” falan gibi komik dötümle gülüceğim bi mazeretle  yine TSK’da çalışmaya, pardon CHP’nin başkanı olmaya devam edicektir.)

~ yazan: tilburger 23 Temmuz 2007.

Yorum Yapın