çok şanslı mıyım, feci yalnız mıyım?
evet bi süredir duygusal bi kuraklık içinde olduğumu inkar etmiycem tabi. ama şöyle bişiy var ki, gariptir, yıllar geçse de kendini tekrarlıyo. evet tahmin ettiğiniz gibi yaklaşan 14 şubatın bana yaşattığı karışık duygularla ilgili bu yazı. şu aralar bi kız arkadaşım yok, yani bu 14 şubata da yalnız giriyorum. aslında garip olan bu diil. sevgilim olduğu zamanlarda da nedense hep 14 şubat ayrılık zamanlarına denk gelmiştir. hatta en son kız arkadaşımla 2 sene falan sürmüştü ilişkimiz, iki senenin içindeki iki 14 şubatta da ayrıydık. daha önceleri de, ya hep 14 şubat sonrası başlayan ve diğer 14 şubata kadar dayanamayan ilişkilerim oldu ya da kız arkadaşlarımla beraber 14 şubatın basit bi tüketici aldatması olduğuna karar verip 14 şubatı diğer bütün günler gibi geçirdik. hakkını yemiyim, ilk gerçek kız arkadaşım diyebiliceğim insanla bir 14 şubat geçirdik ve kutladık. hatta sevgiliden alınan en güzel hediyeler listesinde “top 5″e girecek bi hediyem bile vardır o 14 şubattan miras. :)
bu sene de önümüzdeki iki haftada yeni birisiyle tanışıp kaynaşma ihtimalim pek olmadığına göre, sevgililer günü yalnız geçiceğe benzer. ha, bu duruma çok üzülüp de hollywood filmlerinde olduğu gibi ağlayıp, dövünmüyorum. hatta için için seviniyorum bile. şey gibi, uzun ilişkilerim sırasında bazen kısa ayrılık dönemlerini severdim. komik biraz, hatta saçma ama öyle. o kısa ayrılık dönemlerinde telefon faturam onda birine düşer, aylığımın büyük bi bölümü harcanmadan bi kenara kaldırılırdı, tabi o kısa ayrılık sonrası bi birleşme olursa o kenara atılan paralar bi süreliğine bizi para kaygısı olmaksızın yaşatırdı mütevazi öğrencilik günlerimizde. aslında bi yandan da içine ayrılık giren uzun süreli ilişkilerin ne kadar yoz olduğunu düşünmüşümdür hep, ama bugün konumuz bu diil.
bu sene 14 şubat sevgililer gününde yine yalnızım. bugünkü halime 14 şubatı büyük bi ticari oyun olarak görmek daha iyi geliyo. toplulukları alışveriş yapmaları için körükleyen bir gün daha. haha! ama benim cebimden bi kuruş çıkmıycak bu sene de bu süper aldatmaca günü için! bunları söylerken bi yandan da bi çiçek alıcağım bi sevgilim de olsun istiyorum galiba. insan garip, biriyle birlikteyken salakça gelen şu “sevgililer günü” bile özlenebiliyomuş…
kafam karışık yine sevgili az ve öz okuyucu. acaba 14 şubatta bi sevgilim olmadığı için, ona salakça uçuk fiyatlı bi hediye almam gerekmediği için ve dolayısıyla bu ticari komplonun bi parçası olmadığım için çok mu şanslı bi adamım, ya da acaba etrafında kimse kalmamış feci ve kronik bi yalnız mıyım?…









Yorum Yapın